2010’ların ortasından itibaren Londra’da gelişen caz dalgası, geleneksel caz eğitiminden çok karayip, Batı Afrika ve elektronik dans müziği kaynaklarından besleniyor. Ezra Collective davulcusu Femi Koleoso ve Moses Boyd bu kuşağın en görünür ritim isimlerindendir.
Koleoso’nun çalışında afrobeat ve highlife kalıpları caz bağlamında doğrudan kullanılır. Kalıp uzun süre tekrar eder, yoğunluk kademeli yükselir ve topluluk bu tekrarın üzerine doğaçlama kurar; yapı daha çok dans müziğine benzer.
Moses Boyd ise elektronik üretimle akustik davulculuğu birleştirir. Kendi kayıtlarında hem icracı hem yapımcı olarak çalışır; davul partisi, düzenlemenin başında değil sonunda tamamlanır.
Bu kuşağın ortak özelliği, cazı bir müze müziği olarak değil güncel bir dil olarak ele almasıdır. Dinleyici kitlesi de buna göre gençleşmiş ve genişlemiştir.
Ritmik açıdan dikkat çeken bir başka nokta, tempo tercihleridir: dans müziğinden gelen sabit ve yüksek tempolar, caz doğaçlamasıyla birleştiğinde alışılmadık bir enerji üretir.
Derslerimizde çağdaş kayıtlar da dinleme programına alınır; kursiyerin güncel bir dille karşılaşması, çalışmaya doğrudan motivasyon sağlar.