Kanadalı davulcu Sarah Thawer, Güney Asya müzik geleneğiyle caz ve popüler müzik arasında kurduğu bağla tanınır. Tabla ve Hint ritim sistemlerinden gelen bölünme anlayışı, davul setindeki kalıplarında doğrudan duyulur.
Bu birleşimin en belirgin sonucu, alışılmadık gruplamaların doğal duyulmasıdır. Beş ve yedi vuruşluk çevrimler, teknik bir zorluk olarak değil kalıbın kendisi olarak kullanılır; dinleyici sayım yapmadan takip eder.
Thawer’ın tını kullanımı da bu geleneklerden beslenir. Elle vuruşlar, kasnak sesleri ve deriye uygulanan basınç, tabla tekniğinden set üzerine taşınmış çözümlerdir.
Pop ve caz bağlamındaki işlerinde ise aynı altyapı sadeleşir; karmaşık bölünmeler yerini sağlam bir zamana bırakır. Geleneğin katkısı burada görünmez ama hissedilir. Çevrimiçi paylaşımlarla geniş bir kitleye ulaşması, çağdaş davulculuğun bir başka özelliğini gösterir: teknik birikim artık coğrafyayla sınırlı değildir.
Eğitim geçmişinin iki kanaldan gelmesi de belirleyicidir: bir yanda geleneksel usta-çırak aktarımı, diğer yanda kurumsal müzik eğitimi. İki yöntemin birleşmesi, hem kulak hem yazı temelli bir dağarcık üretir.
Derslerimizde farklı geleneklerden gelen bölünme anlayışları ileri seviyede tanıtılır; kursiyer aynı zamanı farklı biçimlerde bölmeyi öğrendiğinde ritmik dağarcığı genişler.