Davul akordu, yalnızca teknik bir bakım işlemi değil, aynı zamanda çalınacak müzik tarzına göre şekillenmesi gereken müzikal bir tercihtir. Aynı set, farklı akort ayarlarıyla tamamen farklı bir karaktere bürünebilir; bu nedenle akort, davulcunun ses kimliğini belirleyen önemli bir unsurdur.
Rock ve pop tarzlarında genellikle daha kısa, "punchy" ve net bir ses tercih edilir. Bu tarz için trampet genellikle orta-yüksek gerginlikte akort edilir ve gereksiz rezonansı kesmek için hafif bir sönümleme (muffling) uygulanabilir. Tom'lar da benzer şekilde, uzun çınlamalardan çok net bir "vur ve kes" hissi verecek şekilde ayarlanır.
Jazz tarzında ise tam tersi bir yaklaşım benimsenir. Bu tarzda davul setinin doğal rezonansı ve açık, "şarkı söyleyen" bir ton tercih edilir; bu nedenle deriler genellikle daha gevşek akort edilir ve sönümleme minimumda tutulur. Tom'ların birbirine göre akort aralıkları da, melodik bir geçiş hissi verecek şekilde daha bilinçli ayarlanır.
Fusion ve modern pop gibi tarzlarda ise genellikle bu iki yaklaşımın ortası tercih edilir: hem netlik hem de belirli bir doğal rezonans bir arada bulunur. Bu tarz için deri seçimi de akort kadar önemlidir; çift katmanlı deriler daha kontrollü, tek katmanlı deriler daha açık bir ses sunar.
Akort konusunda en önemli beceri, kulağı bu farklara alıştırmaktır. Farklı tarzlardaki kayıtları dinleyip davul sesinin karakterine dikkat etmek, zamanla kursiyerin kendi setini de bilinçli biçimde akort edebilmesini sağlar; bu da teknik bir bakım işlemini müzikal bir araca dönüştürür.