Davul, bir grubun en fazla parçadan oluşan ve kurulumu en uzun süren enstrümanıdır; bu nedenle konser ve etkinlik deneyimi kazanmaya başlayan kursiyerler için taşıma ve kurulum lojistiği, teknik çalma becerisi kadar önemli bir pratik beceri haline gelir.
İlk adım, setin taşıma sırasında korunmasıdır. Özellikle ziller ve deriler darbelere karşı hassastır; bu nedenle uygun taşıma çantaları veya kılıflar kullanmak, hem parçaların ömrünü uzatır hem de son dakika hasar riskini azaltır. Araca yükleme sırasında ağır parçaların (donanım) hafif ve hassas parçaların (ziller) üzerine binmemesine dikkat edilmelidir.
İkinci adım, kurulum sırasını standart bir rutine oturtmaktır. Deneyimli davulcular genellikle her zaman aynı sırayla kurulum yapar (önce donanım, sonra gövdeler, sonra ziller); bu rutin, hem kurulum hızını artırır hem de bir parçanın unutulma riskini azaltır. Sahne arkasında sınırlı zaman olduğunda bu tutarlılık büyük fark yaratır.
Üçüncü adım, kurulumdan sonra hızlı bir ses kontrolüdür. Her parçaya kısa vuruşlarla dokunup akort ve donanım sıkılığının taşıma sırasında bozulup bozulmadığını kontrol etmek, sahneye çıkmadan önce alınabilecek en basit ama etkili önlemdir.
Son olarak, olası aksaklıklara karşı küçük bir yedek malzeme seti (yedek deri, baget, gerekli anahtarlar) bulundurmak, beklenmedik bir sorun yaşandığında performansın aksamadan devam etmesini sağlar. Bu tür pratik hazırlıklar, zamanla deneyimle birlikte doğal bir rutine dönüşür ve davulcunun sahne öncesi kaygısını da azaltır.